engthought1

3.Mühendislikte Stajyer!: Stajların Önemi

 

Ü

niversitede gördüğümüz her bir ders, biliyoruz ki tekrar edilmeyince kısa sürede unutuluyor. Bi kez bakınca belki hatırlanıyor ama sonrasında tekrar unutuluyor. İşte bu unutkanlığın asıl sebebi ise yine eğitim sistemimizdeki bir zafiyet. Bu zafiyeti tanımlayacak olursak, ben buna ezberci sistemin zafiyeti diyorum. Eğer buna da “Not Sendromu” gibi “Ezber Sendromu” dersek yanılmış olmayız. Resmen sendrom; ezberle, unut, tekrar bak sonra yine unut. Kısa döngü sorunsalı!

Türkiye’de çok özel olan okullar haricindeki her hangi bir okulda ilk ve orta öğrenimini bitiren bir öğrenci eğer öğrenmeye de kabiliyeti yoksa bu sendromun içinde kalıyor. Hayatı boyunca ezberliyor ve öğrenmekte zorlanıyor. Bu zorlanma bir yana beyin yeni bilgilere öğrenme yönüyle aç kalıyor ve bu açlık doyurulamıyor. Haliyle bu durumdan sonra araştırma içgüdüsü de gelişmiyor.

Yetişkin olma yolundaki birey üniversitede kendini bu konuda değiştirmek zorunda kalıyor. En çok canımı sıkan mesele ise kişi yaşıtı olan diğer ülkelerdeki öğrenciler gibi bilgiye ve öğrenmeye aç ve açık değil. Aksine kendine yeni bulgular katmayı, yeni bir şey öğrenmeyi, kendine katkıda bulunmayı ve bunun gibi daha birçok yeniliği kişi istemiyor. Ve gariptir ki istemediğini de bilmiyor çünkü çocukluğundan beri almış olduğu eğitim alt yapısı “yeni bir şey öğrenme” isteğini desteklemiyor. Ne kadar da acı bir durum!

Bu açığı fark eden YÖK neyse ki son atak olarak, kişide bir değişim başlasın, öğrenme ve deneyimleme yetisi gelişsin diye stajları zorunlu kılmış. Hatta üniversitelerdeki hocaların “araştırıp siz bulun, biz o kadar işin içinde bide sizle mi uğraşacağız!” dediği, hocaların üşengeçliğini saymazsak mantıki açıdan bu duruma gayet uygun.

engthought1

 

Tüm derslerin teorik olarak işlendiği bir üniversitede gayet normal olan şey, deneyimsizlik! Zaten böyle deneyimsizlik de mezun olduktan sonra baş ağrıtıyor. Mühendis olan kişi daha nerde ne yapacağını kestiremiyor. Araştırmadığı gibi bir de armut piş azıma düş modunda isteklerde bulunuyor ki buda içler acınası ayrı bir durum.

Buraya kadar şunu da fark ediyoruz ki üniversitede gördüğümüz belki de her ders ve dersteki konular stajlar olmadan pratiğe ve öğrenme-deneyimleme aşamasına geçemiyor. Bu yüzden stajlar mühendislik gibi teknik bir alanda çok önem arz ediyor. Eğer ki stajı yapacak öğrenci bir angarya olarak değil de bir deneyim, yeni bir öğrenme ve üniversitedeki derslerde öğrendiklerini pekiştirme olarak görürse işte o zaman gerçek bir mühendis sıfatına layık oluyor.

Zorunlu stajlar her ne kadar bu işe ön ayak olsa da kişi durmamalı ve olabildiğince vakit ayırarak özel stajlar da yapmalı. Özel stajlarda kişi staja gitme zorunluluğunu bir okul veya yönetmelikten değil kendisi koyarak yapmalı ki sınırlarını aşabilsin. Özel stajlar için kişinin kendisinin göstereceği emek ve özveri zorunlu stajlardan daha fazla olacağı için kişiye daha fazla birikim katar.

Hatta bazı üniversitelerin makina mühendisliği ve diğer mühendisliklerinde sanayii uygulaması var. Bu uygulama ise daha güzel. Ben OMÜde okurken endüstri mühendisliğinden sanayii uygulaması yapan arkadaşlarım vardı. Ve sene sonuda bu arkadaşlarım daha mezun olmadan en az 3 senelik deneyim elde etmişlerdi. Bizim bölümde olmadığı için biz yapamadık haliyle. Ne zaman ki ben mezun oldum işte o zaman sanayii uygulaması getirdiler. Umarım bundan sonrakiler için verimli olur.


Derslerdeki teorik de olsa beklentilerimiz ve karşımıza çıkan sonuçları @9GAG de bir arkadaş hazırlamış ben de aradım buldum.

classline1

Daha fazla merak edenler için yazılarımın devamı gelecek takipte kalın 😉

Bir Cevap Yazın