İmge Karmaşası

Aşk en kuvvetli arzulardan biridir. Aşık olunan, kafamızda oluşturduğumuz o mükemmele yakın imgesel cisimdir. Bu imgesel cisme yakın bir şeyler bulduğumuzda, onu çok fazla arzuladığımız için aşık olduk sanırız. Bunun sebebi aşırı arzudur. Yine bu imgesel cisme yakın bir şeyler bulduğumuzda, onunla bağlantı kurmaya iletişime geçmeye çalışırız. Zihin ne kadar bu iletişim üzerinde durursa o kadar, diğer efkarlardan uzaklaşır ve onu arzu ederiz. Arzunun sonucu olarak ulaştığımız imgesel cismi elimize alıp tanımaya, tanımlamaya, hissetmeye çalışırız. Bu çalışma sonucunda her türlü ayrıntıyı değerlendirip içinde sevgiyi ararız.

Aşk bir arzuyken sevgi bir duygudur. İnsan ise bunlara muhtaç bir kuldur. – The Half-Blood Prof.

Cisimde bulduğumuz; kendi imgeniz olan sevgiye ait, karşılıklı bir uyum veya eşleşme sonucu ortaya çıkan ortak nokta bizi cisme bağlar. İster istemez ruhumuz veya beynimiz bunu yapıp bizi veya sizi bu duruma sokar.
Bu durum zamana bağlı da değildir. Küçüklükte yaşadığınız bir travma dahi oluşturulan imgeye ait olabilir.
Ben bunu çözene kadar iki üç senem zamanda kayboldu. Durumun farkına vardığımda arzularımın yeterli belki daha fazla olmasına karşın, eşleşmenin çok az veya eksi sonsuz olması, durumumun zor olduğunu gösteriyordu. O günden sonra arzularımı kontrol etmeyi öğrendim.
Günümüzde birçok insanın, varlığın, cismin sorunu büyük ölçüde budur. Benim gibi genç yaşlarda fark edenlerin sayısı azdır diye düşünüyorum.


Bir cumartesi akşamı yazısıdır.
Not: Anlamanız için basit düşünmeye ve basit anlatılmaya çalıştım.

Bir Cevap Yazın