Kısa Bir Giriş ve #ODTÜ #METU

Uzun zamandır yazı yazmadığımı biliyorum. Bunun nedenini kendi hayatımda aramaya kalksam bile bi sonuca varamamam beni endişelendiriyor. Başta çok garip gelmişti. Yazma isteğim vardı fakat araya bir sürü iş girdiği için uçup gidiyordu. Akşam eve geldiğimde bu işe zaman bile ayıramıyordum. Sonradan sonraya fark ettim ki ben okumayı da bırakmışım. Takip ettiğim bloglarda yazılar birikmiş. Okuduğum kitaplar yarım kalmış. Hayat meşgalesi beni daha bu yaşımda savuşturup bir kenara atmış.

Kendimde bu haleti gördüğümde şaşırmadım değil. İnsanların iş hayatlarında anladığı “Kendime zaman ayırmalıyım!” fikr-i mühimini ben bu yaşımda anladım. Gene ki evli falan değilim. Ne bileyim bi sevgilim falan yok yani Allah tan 🙂 Yoksa çoktan nalları dikmiş olurdum. Neyse bunu fark etmek bişey değil yine de. Olay bunu tekrar düzene sokma meselesinde.

Biraz daha derine girip irdelersek olayın farklı boyutlarına ulaşırız ama benim kafam fazlasına dayanmaz diyerek kaçıyorum o işten.

Tabi gündeminde pek gerisinde kaldım. Her gün gazete okuyup, haber izleyip, konuşmakla olmuyor. Yazı düşüncelerinde yerine oturmasını sağlıyor. Yazı yazmaya başladığınız zaman neler yazacağınızı düşünüyorsunuz. Böylece daha dikkatli oluyorsunuz yorumu yazarken.

Evolution – Revolution

-Biz direnişin ahı gitti vahı kaldı diye duralım. İstediğimiz gibi netice vermediğini de gördük.

-Ben ne kullanılan ne de kullanan biri olmak istemiyorum. Bu yüzden de fazla irdelemeyeceğim. Daha fazla saçmalamak istemiyorum.

-Savunduğum güruhun içinde kendini bilmez, dik kafalı, düşünme kabiliyetini kaybetmiş insanları gördükçe soğuyorum. Arkanıza dönüp baktığınızda neler görüyorsunuz?

-Ben çok çetrefilli başlayan heyecan verici bir akım hatırlıyorum. Ve sonra da onun içine s.çan düşünmeyen yaratıklar görüyorum.

-Bu sadece tek taraflı bir bakış değil karıştırmayın. Uzun uzadıya düşünülmüş bir konu. Üzerinden iki ay düşünülmüş, taşınılmış bir konu.

-Hepimiz bu saçma politikanın kurbanları olarak çıktık daha başında. Baştakinden kurtulmanın ayaklanma başlatarak olmadığını da gördük artık. Roma çok eskide kaldı. Şimdi hızlı ve etkili siyaset var. Bu siyasi kanatta da devrimciler yer bulamıyorlar kendilerine. O kadar çalışmanıza rağmen bu haldeyseniz bir sıkıntı var demektir düşünce yapısının temelinde.

İnsan oğlunun düşünmeden hareket ettiğini unutmuşuz. Özür dileriz!

-Ben demiyorum ki yanlışları gözardı edelim diye. Aksine dimdik durmak lazım karşısında ama bizim bu gördüğümüz yanlış sadece buz dağının üstü. Biz buz dağına çarpmadan üzerine çıkarız. Bir ters döner ki bu siyasi ortamda kendimize gelemeyiz o soğuktan.

-ODTÜ ormanı yıkılıyormuş. Orası belki son kale…(oranın kale olduğunu bilmeyen insanlar var)

-Karşılıklı çatışmalar olacak.-illa fiziki olasına gerek yok-

-Zamanında Sosyal Medya bizi demokratik bir düzeye getirir diye düşünürken. İnsan oğlunun düşünmeden hareket ettiğini unutmuşuz. Özür dileriz!

Bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum ama okur-yazar olup da. Okumayan bir sürümüz var.

Bir Cevap Yazın