Neydim? Ne oldum? Ne olacağım?

Yazmayalı uzun zaman olunca bi başlıktan yola çıkayım dedim. Düşündüm taşındım bişiler bulamadım. Twitter‘a falan yazarken bi baktım, bazı tweetlerim başlık olabilecek kapasitede. Bende şu gördüğünüz tweetimden sonra aynı başlıklı bi yazı yazayım dedim.

Başlamadan önce bu başlıktan yola çıkmamın temel sebebi olarak; microblog saydığımız Twitter’a sadece başlıkları yaza bildiğimizi düşünür hale geldim. “Bu bizi kısırlaştırıyor mu?” gibisinden bi soru da aklıma takılmadı değil şimdi. Bununla ilgili bi yazı daha yazabiliriz aslında ama neyse.(Microblog ve Kısırlık)

Ben “Neydim? Ne oldum? Ne olacağım?” başlığıma tekrar döneyim.

Neydim?

Bu soru kendime sorarken geçen sene bu zamanları düşündüm. Üninin ilk senesinde o kadar yabancı ve kısırlık içinde kapalı bi kutu kaldığımı düşünüyorum. Bu blogumu yeni açmış, sosyal medyaya yeni girmiş, ünide ders mers derken yuvarlanan bi şeye benzettim kendimi. Gerçi ikinci dönemin sonunda 1 Sosyal Medya‘da akademiye girmiştim. Sonra staj falan yaptık yazı bol bol çalışarak geçirdim. Mühendisliğim açısından bu yazı bir hayli etkin geçirdiğimi ve bana birçok artısı olduğum bi yazdı. Şunu söylemeden geçemeyeceğim bayramın öncesinde de sonrasında da fabrikadan bağa, bağdan tornacıya kadar çalıştım yani. Sonra okul açıldı işte.

Ne oldum?

İçinde bulunduğum şimdiki zamanı da sayarsak; kendi blogumda yazarken 1 Sosyal Medya‘da yazmaya başladım, sosyal medyada etkin değilken evrim geçirip kitleler oluşturmaya başladım, ajanstaki dostların projelerine yardım edip yeni oluşumlar yeni projeler geliştirmeye başladık. Ha bide o asosyal gencin içinden sosyal bi canavar çıktı durduramıyoruz onuda. 🙂

Bi sonraki alt başlığa geçmeden ajanstaki projelerden de bahsedeyim sizlere.

Bunlardan ilki BloglifeTr dergisi. BloglifeTr, bloggerların gönüllü katılımıyla oluşturulan bir blog ve yaşam dergisi. Öncelikle Türkiye’deki, daha sonra tüm dünyadaki bloggerları bir araya toplamak ve bloggerların sesini daha fazla kişiye duyurmak amacıyla yola çıkan bir dergi. Dergiye şu adresten de ulaşabilir katılımcı bir politika izleyebilirsiniz.

İkinci olarak da Oblogi var tabii kide. Türkiye’den çıkacak ilk global sosyal ağdır kendileri. Oblogi’nin tanıtımı ilk olarak Marketing Türkiye’nin IP Eki’nde, haber olarak ise Habertürk’ün internet sitesinde ve gazetesinde yapılmıştır. Bu kaynakların yeterli olduğunu düşünüyorum. Bu projelerden ayrı olarak birkaç projemiz daha var. Onlar daha tasarım ve oluşum aşamasındalar.

Ne olacağım?

Bu sorunun cevabı her geçen gün tasarımdan tekrar geçiyor. Ben bile cevap bulamadım yani 😀

 

Bir Cevap Yazın